|
..:: 1 ::..
Yazar:
Aziz Mahmut Hüdayi
CAMİ'UL FAZAİL VE KAMİLİR-REZAİL
İlim ve Amellerin
Faziletleri
İlim ve Amellerin Fazileti:
İlim, insanların manevi derecelerinin yükselmesine sebep olduğu gibi,
göklerin ve yerin Rabbı olan Yüce Allah'ın sevgisini kazanmaya da vesile
olur. Efendimizin (sav) "Alim mümin" alim olmayan müminden yedi yüz
derece daha faziletlidir. Her derecenin arası, arz ile sema arası
kadardır" buyurmaktadır.
İlim sahipleri, insanlara
peygamberlerin getirdiği ahkama göre yol gösterir. Bu yüzden halk. Daima
alimlere muhtaçtır. Nitekim cennete, ehl-i cennete "Bir şeyler isteyin"
denildiğinde onlar ne isteyeceklerini yine alimlerden öğreneceklerdir.
Muaz b. Cebel (ra) derki: İlim
öğrenin zira Allah rızası için ilim öğrenmek nimet, ilim talep etmek
saadet, ders okumak tesbih, ilim mubahsesi cihat, bilmeyene öğretmek
sadakadır. Hasılı ilim imam, amel de ona tabi olan cemaat gibidir.
Öğrenilmesi farz olan ilim,
Hakk'ı arayan kimseyi, Allah Teala'ya yaklaştırandır. İlimlerin en
yükseği marifetullah (Hak bilgisi)'dir. Tam ve külli yakınlığı sağlayan
ilim, süfiyyenin ilmidir. Tasavvuf yolunda kurtuluş arayanların evvela
ilim öğrenip sonra sufilik yoluna girmeleri gerekir.
İlim iki çeşittir. Biri ilim-i
ubudiyet, diğeri ilm-i rububiyettir. Kişi ilm-i ubudiyeti, yani sağlam
inanç ve salih amel için gerekli olan din bilgisini öğrendikten sonra
ilm-i rububiyet, yani tarikat tahsiline yönelir.
Zikir yolunu tutmak sevaba nail
olmaya vesile olduğu gibi, nefs perdelerin kalkmasına da müessir olur.
Amellerin Fazileti:
Namazın Faziletleri
Temizliğin altı derecesi
vardır.
Namaz kılacak kimsenin
azalarını, elbiselerini ve bulunduğu yeri her türlü pislikten
temizlemesi
Kötü huy ve sıfatlardan
temizlenmek
Nefis kötü ahlaktan uzak tutmak
Kalbi kötü isteklerin
kederlerinden arıtmak
Ruhu cehalet ve ayıplarından
kurtarmak
Sırrı masivadan uzaklaştırmak.
Bu temizlik mertebesi nebilerin, kamil velilerin ve onların yolunda
giden Salihlerin temizliğidir.
Farz namazların fazileti
hususunda Efendimizin (sav) şöyle buyurur:
"Allah Teala'nın insanlara farz
kıldığı şeylerden kendi katında tevhidden sonra en sevimli olanı
namazdır. Eğer Allah Teala katında namazdan daha efdal bir ibadet
olsaydı, melekler onunla ibadet ederlerdi. Halbuki meleklerin kimisi
rükuda, kimisi secdede, kimisi kuû ddadır."
Teravih namazı; sünnet olup yirmi rekattır. Ramazan ayında yatsı
namazını müteakip kılınır. Efendimiz (sav) "Allah Teala size Ramazan
gecesi namazın sünnet kılmıştır." Buyurarak sünnet ve Allah rızasının
sebep olduğunu belirtmiştir.
Teheccüd namazı, geceleyin bir
miktar uyuduktan sonra kılınır. Uyumadan kılınan namaz teheccüd olmaz.
Teheccüdün en güzel şekli önce iki rekat tahiyyetül-vudü kılınır. Bu iki
rekatın ikisinde Fatiha'dan sonra Nisa suresinin 64. Ayeti ikincisinde
yine Nisa suresinin 110. Ayeti okunur. Sonra ilkinde Ayetel kürsü
ikincisinde Amenerrasulü okunan iki rekat namaz daha kılınır. Sonra da
ikişer rekat olmak üzere on iki rekata tamamlanır. Teheccüd sekiz rekat
kılınabileceği gibi yirmi, otuz, kırk, elli, rekata kadar kılınabilir.
Teheccüd namazını adab ve
erkana riayet ederek kılana Allah Teala beşi dünyada, dördü ahirette
olmak üzere dokuz ikramda bulunacaktır. Dünyadakiler, afetlerden
korumak, kıldığı namazın eserinin yüzde görülme, salih kulların
muhabbetine nail olmak, sadır olması ve iffet duygusudur. Ahirettekiler
ise yüz aklığı, hesap kolaylığı, sıratı rahat geçmek, kitabının sağ
elden verilmesi gibidir.
İşrak namazı, iki rekattır.
Güneş iki mızrak yükseldikten sonra kılınır. Efendimizin (sav) "Bir
kimse" sabah namazını cemaatle kıldıktan sonra oturup güneş doğuncaya
kadar zikir ile meşgul olsa, güneş doğuncaya kadar iki rekat namaz kılsa
bir nafile hac ve umre sevabına nail olur." Buyuruyor.
Güneş doğarken, müstehab olan
zikrullahtır. Çünkü bu değerli vakitte zikrullaha devam etmenin
nefislerde büyük bir tesiri vardır.
Kuşluk namazı iki veya dört
rekattan on iki rekata kadar kılınabilir. Kuşluk vaktinde dört rekat ile
Allah Tealaya hatırlayan kişinin o günün akşamına kadar mekruhlardan
uzaklaştıracağı rivayet edilir.
Evvabin namazı, altı rekattır.
Akşamla yatsı arasında kılınır. Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur. " Bir
kimse akşam namazından sonra hiç konuşmadan altı rekat namaz kılarsa, o
namaz on iki yıllık ibadete denk olur."
Bu namazların haricinde Tesbih,
istihare, Tevbe, Hacet, Regaib, Berat Gecesi, istika, yolcu, Küsuf
namazları da anlatılmıştır.
Orucun Faziletleri: Bakara
suresinin 183. Ayetinin Allah Teala "sizden öncekilere farz kıldığı gibi
oruç size de farz kılındı" buyuruyor. Ramazan ayı orucunun tutulması
farzdır. Bu ayda bir tesbih diğer aylarda olan bin tesbihten daha
faziletlidir, hayırlıdır.
Hz. Peygamber (sav) buyurmuştur
ki, "oruç tutan kimsenin iki sevinci vardır. Bir sevinmesi iftar
vaktindedir. Bir sevinci de Rabbına kavuştuğu zamandır."
Şevval ayında altı sonuç tutmak
sevaptır. Zilhicceden dokuz gün, zilkadenin son günü ile birlikte oruç
tutmak müstehabdır. Ramazan orucundan sonra Aşure günü orucunu diğer
günlerde tutulan oruçların hiçbiri tercih edilmemiştir. Pazartesi ve
Perşembe oruçlarda müstehabdır. Çünkü ameller Allah Teala'ya Pazartesi
ve Perşembe günleri arz olunur.
Zekatın Faziletleri: Efendimiz (sav) şöyle buyurmuşlardır. "Zekatı
verilen mal helak olmaz. Zekat
vermeyen kavminden Allah yağmuru alır. Mallarınızı zekatla koruyan,
hastalıklarınızı sadaka ile tedavi edin"
Müslüman'a yakışan çok mükafat
olmak için bol bol sadaka vermektedir. Sadaka verirken minnet ve
eziyetle verilmemesi gerekir. Yoksa dileyiciye güzele "Allah versin"
diyerek göndermek, yaptığı iyiliği boşa çıkarmaktan daha iyidir. Emr-i
bi'l maruf sadakadır. Nehyi anil-münker sadakadır. Zar hangi şeyi Allah
rızası için sarf edersen elbette onunla memur olursun. Yani Allah onun
ecir ve sevabını sona ihsan eyler.
1- Haccın Faziletleri:
Hz. Peygamber (sav) " Bir kimse cima ve fısktan hazar ederek Kabe'yi
ziyaret etse anasından doğduğu zamanki gibi günahından tertemiz olur"
buyurmuştur.
Hacc'da esas olan kişinin
kalbindeki niyetini riyadan halis kılması, ticaret ve emsali dini ve
dünyevi maksatlardan temizlenmesi tertemiz mal ile yola çakmasıdır. Yine
hacıya yakışan ve gerekli olan Allah'ın hukuku ile mahlukatın haklarına
riayettir.
Aile Hukukunca Aid Faziletleri:
Nikahın Faziletleri: Efendimiz
(sav) şöyle buyuruyor, "Nikah benim sünnetimdir, fıtrat ve sünnetimi
seven ona sahip çıksın, iyi sarılsın"
Allah için evlenen ve Allah
için müminleri evlendiren Allah Teala'nın dostluğuna hak kazanır.
Evlenmenin Afetleri:
Kadınların istekleri bitip
tükenmek bilmediğinden onlara helal kazanç götürmek zordur.
Kadınların kötü huylarına
tahammül ve eziyetlerine sabır çok güçtür.
Çoluk çocuk ile meşguliyet
insan dünya peşinde sevk ederek Allah Telaya'yı unutturabilir.
Evlenmenin Faydaları:
Allah'ın vaadine güvenerek
zengin olmak.
Evlat ve zürriyet çoğalır.
Nikah, şerefe delalet eder.
Evlilik sayesinde kadınların
güçlük ve sıkıntılara tahammül ederek zamanla güzel huy sahibi olmasına
sağlar.
Evlenilecek kadında
aranan şartlar:
Dindarlık ve namusluluk
Güzel huyluluk
Fizik, yüz ve soy güzelliği
Kadın gezmeye düşkün olmamalı.
Kadın kanaatkar olmalıdır.
Evlatlarına şefkatli olmalı.
Kadının mehiri az olmalıdır.
Evlenilecek kadın nikah düşen
yakın akrabalarından olmamalıdır.
Kadın kısır olmamalıdır.
Evlenilecek kadının kız olması
tercih edilmelidir.
2- Karı-Kocanın Hak ve Vazifeleri
Erkeğin kadın üzerindeki
hakları:
Kadın kocasının günah olmayan
bütün emirlerine riayet etmelidir.
Kadının kocasının hakkın,
kendisinden ve bütün akrabalarından haklarına takdim etmelidir.
Kadın kocasının izni olmasan
asla evden çıkmamalıdır.
Kadın kocasının izni olmadan
evinden hiç bir şey vermemelidir.
Kadın, evin halini düzeltip,
ıslah etmeye ihtimam göstermelidir.
Kadın, kocasının namusunu ve
sırrını muhafazadan sorumlu, din işlerinde ona yardımcı olmakla
yükümlüdür.
Kadının Kocası Üzerindeki
Hakları:
Erkek hanımına yediğinden
yedirmeli giydiğinden giydirmelidir.
Hanımını her bakımdan iyi idare
etmeli, kırıp incitmemelidir.
Erkek hanımına zulmetmemelidir.
Fesada sebebiyet verecek
şekilde gevşek ve aşarı olacak şekilde kıskanç davranmamalıdır.
Erkek hanımına karşı su-i
zandan kaçınmalıdır.
Erkek, Allah Teala kendisine
bol rızık verdiği zaman hanımına bol bol vermeli, fakat israfa
girmemelidir.
3- Ana-Baba- Evladın
Hak ve Vazifeleri:
Doğumdan sonra kulağına ezan
okuma adab-ı veladetlendir.
Çocuk doğduğu zaman ağzı hurma
gibi tatlı bir şeyle açılmalıdır.
Doğan yavrunun yedinci günde
başı tıraş edilir.
Yedinci günde akika kurbanı
kesilir.
Yedinci günde sünnet ettirmek.
Çoğu anasının emzirmesinde
adabdır.
Evlat, kız-erkek, her ne olursa
olsun ihsan-ı ilahi add olunmalıdır.
Meme emen çocuğun ağlamasıyla
darlanmamalıdır.
Evladan Ana-Baba Üzerindeki
Hakları:
Çocuğu güzel bir ad koymak.
Helal ve temiz bir rızkla
beslemek
Kitab-ı Kerim-i öğretmek.
Altı yaşına varınca edep
öğretmek
On altı yaşına gelince
evlendirmek
Evlada kötü muameleden sakınmak
Evladın Ana-Babaya Karşı
Vazifeleri:
Ana-babaya eza ve cefa etmemek
Onlara iyilik ve şükranla
muamele edip güzel sözlerle gönüllerini almak
Mübah olan her meselede
ana-babaya itaatkar olmak.
Ana-babaya ölümlerine kadar iyi
bakmak yeterli değildir. Ölümlerinden sonra çocuğunun iyi halinden
dolayı kabirde ferahtır. Dirilerin ölülere hediyesi dua ve istiğfardır.
Akraba Hukukuna Dair Faziletler
Sıla-i rahim, ömrü uzatır,
rızkı arttır, rızkı artırır. Efendimiz (sav) "Sıla-i rahmi terketme sıla
yap, sana zulmedeni bağışla, sana kötülük yapana bile iyilik yap"
buyurmaktadır.
Köle ve hayvanların
Hakları:
Aç bırakmamak
Bilindiği hayvanın yüzüne
vurmamak
Hayvana azab ve işkence etmemek
Kendisine eziyet vermeyen
karınca ve hüd hüd kuşuna öldürmemek.
Akrep, yılan, fare, alaca,
karga ve kuduz köpek gibi zararlıların dışında hayvanat öldürmemek.
Amme Hukukuna Dair
Faziletleri
Amme hukuku denilince
insanların ırz ve namuslarına dil uzatmaktan sakınmalı ve dedikodu,
kovuculuk, yalan ve benzeri dil ile işlenen günahlardan çekinmek akla
gelir.
Gıybet, müminin duyunca
hoşlanmayacağı sözleri ortasından söylemektir. İstir dini ister dünyevi
ne olursa olsun gıybet yapılmamalıdır. Bir Müslüman'ın şerefine dil
uzatmak en büyük günahlardan biridir. Gıybete şu dört yerde başka çare
kalmadığı zaman izin verilmiştir.
Zalimin zulmünü padişaha şikayet etmek.
Hak sahibinin hakkın almak için
yardım isteğini kişiye olayı yada kişiyi anlatması
Fetva almak için yardım isteği kişiye olayı da kişiyi anlatması
Açıktan günah işleyen fasıkı, fısıktan korunmak amacıyla söylemek.
Kovuculuk, açıklanması,
istenmeyen sırların açıklanmasıdır. Efendimiz (sav) " Korucu cennet
giremez" buyurmuştur. Akıllı olana yakışan gördüklerini söylemektir. Bir
fayda sağlamak veya günah önlemek siz konusu ise caizdir. Mesela birinin
tasallut ederken gördüğün kimse hakkında şahitli yapma mecburiyetin
vardır.
Doğruluk mutlaka hayra götürür.
Efendimiz (sav)'e "Mümin yalancı olabilirim:" diye sorulunca "Hayır asla
olamaz! Buyurmuşlardır. Çünkü yalan uyduranlar Allah'ın ayetlerine
inanmayanlardır. Yalan bütün kötülüklerin temeli, günahların esasıdır.
Yalan ancak bir kaç yerde
mübahtır.
Dargınların arasını bulmak
için,
Harpte düşmana hile yapmak
için,
Erkeklerin hanımına ve kadının
kocasına muhabbet ve yuva saadeti için söylediği yalan sözler.
Müminin yalan vaadden kaçınması
gereklidir. Çünkü yalan vaad münafıklık alametidir.
Nefsin Islah Yolları
Kul, nefsin azgınlık ve
taşkınlığından kurtularak itiminan makamına erince nefs insana güzel bir
binit olur. En büyük cihad ile mücadeledir. Nefsin kötü ahlakı pek
çoktur. Bunların başlıcaları, kibir, vebriya, öfke, hased, mal sevgisi
ve makam tutkusudur.
Tevazu ile kul nefsini kibir ve
ucbün çirkinliğinden uzak tutmalıdır. Efendimiz (sav); "Dünyada
böbürlenip büyüklük taslayanlar, kıyamet gününde küçük karınca suretinde
yaratılacak ve halk onların üzerine basarak çiğneyecektir."
Buyurmaktadır.
Yusuf b. Esbat tevazu şu güzel
sözleri açıklıyor, "Evinden çıktıktan sonra karşılaştığın herkesi
kendine üstün görmektir."
Küçük
şirk sayılan riyanın nefisten uzaklaştırılması ancak yapılan her şeyin
Allah rızası için olduğunu bilmekle mümkündür. Kişi bir amele yöneldiği
zaman aklında sadece Allah'ın rızasını kazanmak olmalıdır.
Efendimiz (sav) yumuşak
huyluluğu da şu sözlerle açıklıyor,
" Sizin en hayırlınız öfkelendiği zaman kendine hakim olandır. En
yumuşak başlı olanınızda elinde intikam alma imkanı olduğu halde
insanların kusurlarını bağışlayandır.
Hased, Allah'ın kullarına
ihsandan memnun olmamak manasına gelir. Bu ise insanı günahla
götürebilir. Bir kimse dünyaya aid bir şey için hassal ediyorsa bu
tutumu ona hiç bir şey kazandırmaz. İbn Şirin derki: " Hased ettiğim
kimse Cennet ehliyse onun ehl-i cennet olduğunu kıskanmayayım da
dünyalığını mı kıskanayım? Zira dünya cennet nazaran çok hafiftir. Eğer
hased ettiğim kimse cehennemlik ise, onu cehenneme götüren dünyasını
niye kıskanayım?
Müminlerde olması gerekli olan
güzel huylardan biride isar'dır Yani kendine verilmesi gerekin ihsanın
başkasını arzu etmektir. Nitekim Allah Teala bu konuda Haşr suresinde "
Kendileri zaruret içinde bulunsalar bile, kardeşlerini kendilerinden
önce tutarlar" buyurmaktadır.
Nefsin kötü huylarından olan
hırs kişiyi hasrete götürür. Bunu önüne geçmek amacıyla müminlerin
kanaatkar olması gereklidir. Kanaat konusunda aslolan iktisatlı, tutumlu
olmaktır. İktisat, harcamada tutumlu, vermede minnetsiz davranmaktadır.
Bilmek gerekir ki, makam
sevgisi ve şöhret tutkusu, nefse en çekici gelen özelliklerdendir. Bu
sebeple sıdk makamına ermiş kimselerden en son çıkan nefsani duygu,
"makam sevgisi" veya "baş olması" arzusundadır. Resulullah (sav) şöyle
buyurmuştur. "Siz baş olmaya çok meraklısınız, fakat bu duygu, kıyamet
gününde size pişmanlık sebebi olacaktır.
Sülük, Ma'rifet ve Tevhidin
Fazileti.
Sülük'ün niteliği: Bu alemde
gerçek maksat, biricik gaye Allah Teala Hazretleridir. Bu yüce gayeye
götürülen yollar, yaratıkların nefesleri sayısıncadır. Bu yolların en
sağlam, en zor, en yüce ve en doğru olan, riyasat, mücahede ve şiddet
yoludur. Kalp temizliği batın tasfiyesi, zikir ve tevhid ile olur. Allah
Teala ile aramızda bulunan perdelerin en kalını şüphesiz nefs
perdesidir.
Nefsin arzularına karşı
koyabilmek için gerekli bazı hususlar vardır.
Gönlünün ısındığı bir kamil
şeyhe bağlanmak.
Tevbe ve inabeden sonra Hak'a
yönelmek
Sünnet uymaya ihtimam göstermek
Ehl-i dünyaya yaltaklanmamak.
Aç kalmak (ve az yemek).
Sükut (ve az konuşmak).
Zikri ilahi ile meşgul olmak.
Halvete devam.
Vakıasını başkasına söylememek.
Ma'rifet'i İlahiyyenin
Fazileti: Marifet ve ilm-i ilahi, yani, Cenabı Hakk'ı iyice
tanımak faziletlerin en yücesidir. Nitekim rivayet olunduğuna göre
Resulullah (sav) " En fazileti amel nedir? Sonuncusu "Allah'ı bilmek ve
tanımaktır." Buyuruyor. Ayrıca yine bu konu ile alakalı olarak "Bilerek
yapılan az amel, bilinmeden yapılan çok amelden daha hayırlı ve
faydalıdır." Buyurmaktadır.
Tevhid-i İlahinin
Fazileti: Tevhid hakkında pek çok söz söylenmiştir. Fakat
tevhidin hakikati dil ile beyan olunamaz. Çünkü tevhid hakikatinin
yörüngesi, tatmak ve yaşamaktır, on ancak vicdan ile anlaşılabilir.
Ebül Abbas es-Seyyari derki: "
Tevhid; kalbin Hakk'tan başka bir şey hatırlamamasıdır."
MİFTHU'S-SALAT VE
MİRKATÜN-NECAT
(Namaz Anahtarı ve Kurtuluş
Merdiveni)
Namazın Sırları ve
Adabı
Namazı kılacak kişi yemek ve
içmekle ilgili ihtiyaçlarını görmüş, kalbi huzur ve teveccühünü
bozabilecek düşünceleri zihinden çıkarmış olmalıdır. Bedeninin ve
kalbini tevbe ile temizlemelidir. Burada temizlenmesi gerekli olan en
önemli şey kalptir. Çünkü kalp nazargah-ı ilahi'dir.
Bedenen kıbleye, batınen ise
Cenab-ı Hakk'ın huzur-u ilahisine yönelmeli ve son namaz imiş gibi
kılmak gerekir.
Niyetten sonra tekbir alınır ve
namaza durulur. Burada mümin bir miraçtadır. Bunu hiçbir an unutmamalı
ve Allah'ın huzuruna yakışır şekilde namaz eda eylemelidir.
Tekbirden sonra sağ ele elin
üzerine konularak bağlanır. Yeni ise insanın iki denizinin kavuştuğu yer
olan göbeğin biraz aşağısındadır. Göbeğin üst kısmı (kalp ve daha
yukarısı) semavi sırlar hazinesi, alt kısmı ise nefsini orduların
karargahı ve arzın sırları deposudur. Eller bu şekilde bağlanınca
nefsini duygu ve güçlerin yukarı çıkması önlenmiş olur. Nefsle mücadele
ve ihtilaf ortadan kalkınca ellerin birleştirilmesi ihtiyacı ortadan
kalkan ve eller yana salıverilir. Bu konuda görüş ayrıcalığı
çıkmaktadır.
Bu durum namaz kılan kişinin
ahvalinin farklığından kaynaklanır.
Namaz kılana yakışan,
padişahlar padişahı Allah'ın huzurunda zelil bir kulun oluşu gibi huşu
ve hudu halinde bulunmaktadır. Ruküdan doğrulunca belini ve sırtını
dümdüz yapmak gereklidir. Yoksa Allah Teala nazar buyurmaz.,
Secdeye giderken dizler, eller
sonra alan ve burun sırasıyla yere konur. Dirsekler yere yapıştırılmaz.
Secdede sünnet ve farzlara riayetle özen gösterilmelidir. Çünkü kulun
Cenab-ı Hakk'ın en yakın olduğu an secde anıdır. Secdeden kalkınca sol
ayak üzerine oturulur ve sağ ayak parmakları kıbleyi gösterecek şekilde
dikilir. Eller açılıp kapanmaya zorlanmadan uyluklar üzerine konur.
Teşehhüdde et-Tahiyyat
okunurken Mirac'ın sırrı düşünülmelidir. Çünkü namaz Mi'raç çıkmak için
sağ ve solda bulunan meleklerle, Müslüman ins ve cinlere selam
verilmelidir.
Namazın Faziletleri:
İkindi namazı çok önemlidir. Bu
namazı kılana büyük mutluluk vardır. İyiliklerin kötülükleri giderdiği
gibi namazda dünya karanlıklarını giderir. Beş vakit namaz Cenab-Hakk'a
açılan baş huzur kapısıdır.
Nefsin namazı insanı kötü
huylardan, kalbin namazı gaflet ve gereksiz uğraştan, sırrın namazı da
masivaya iltifattan alıkor.
Namaz lugatta dua demektir.
Çünkü tam anlamıyla Allah'a yönelince bütün organları sanki dil kesilir
ve Allah Telalaya zahirin ve batınen dua eder.
Cuma ve Cemaatin Faziletleri:
Allah Teala buyuruyor ki.
" Cuma günü namaza
çağrıldığında hemen Allah'ın zikrine koşunuz. Alış verişi terkediniz.
Eğer bilseniz bu sizin için daha hayırlıdır. (Cuma-9)
Cuma namazını terk etmek kalbin
nurlanıp inkişaf etmesine sebep olur.
Cuma namazında gerekli olan
adabdan birinin de sessizce hutbe dinlemek olduğu bilinmelidir. Çünkü
Allah Resulü (sav) "imam minbere çıktığında zaman namaz kılmak da,
konuşmak da caiz değildir." buyurmuşlardır.
Günlerin en hayırlı olan Cuma
günüdür.
Cemaatle namaz, sünnet-i
müekkededir. Cemaatle kılının namazın yirmiyedi kat sevabı olduğu
unutulmamalıdır.
Saf bağlayıp namaz kılan
mü'minler, nefs gibi haramilere şeytan misli hırsızlara karşı mücadele
etmek için birbirlerine destek olarak kenetlenmiş binalar gibidir.
Namaza duran cemaatin zahirleri şartlarını taşıyarak bir araya gelirse
batınlarıda onlara uyar. Takva ve iyilik hususunda birbirlerine
karşılıklı olarak yardımcı olurlar. Birbirlerine nur ve bereket sirayet
eder.
Tenbih
Namaz, kalbi ve kalple ilgili
amelleri, cehri ve hafi zikri toplayan ve kulu yüksek derecelere
ulaştıran bir ibadettir.
Ammelilerin bir ruhu, bir
cesedi vardır. İnsanoğlu dünyada bulunduğu sürece onun amellerinden yüz
çevirmesi azgınlık ve isyanın ta kendisidir. Ameller haller ile tezkiye
görür. Haller (ahval)
ammelileri gelişir.
Dinin ikamesi için gayret
göster., lakin (ölüm) gelinceye kadar Rabbına kulluğuna devam et.
- Bu yazı ilim2000.tripod.com adlı internet
adresinden alınmıştır.
|